“Gül”ü seviyoruz çünkü O bizlere vahyi tebliğ etti…“GÜL” Yetim



“Gül” sevgisi öyle ihtişamlı bir aşktır ki, ezelden ebede hiçbir varlık O’nun gibi sevilmedi, O’nun gibi sevdirilmedi ve hiç kimse insanlığı O’nun kadar sevindirmedi… “Gül”den gayrı hiç kimse “Makâm-ı Mahmûd”a yükseltilmedi… “Gül” aşkından başka bir sevgiyle insanoğlunun yüzü hiç bu kadar gülmedi… Sevgisi, seher vakti açan gül kadar canlı ve taze olan ikinci bir insan daha dünyaya gelmedi… Ve hiç kimse “Gül” kadar sevgili olmadı…
Hiç şüphesiz; ALLAH(c.c.)’tan sonra sevgiye en lâyık olan “Gül”dür… Hilkat ağacının hem çekirdeği, hem de çiçeği olan “Gül”, kâinatta eşi ve benzeri görülmemiş büyük bir aşkla sevilmiştir… “Gül” aşkı; İlâhî sevdânın bestesi, semâvî aşkın güftesi ve Bezm-i Elest’in muhabbet nefesidir… “Gül” aşkı; ruhları îmân ateşiyle tutuşturan, beşeriyeti “sırât-ı müstakîm”le buluşturan ve
(Devamı icin tıklayın)